Kalp ve damar hastalıklarında kadınların risk profili yalnızca tansiyon ve kolesterol değerleriyle sınırlı değil. Gebelik geçmişinden menopoza, küçük damar hastalıklarından koroner damar spazmına kadar kadınlara özgü veya kadınlarda daha fazla önem taşıyan birçok etken bulunuyor.
İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Süha Çetin, kadınların kardiyovasküler araştırmalarda yeterince temsil edilmemesinin de tanı ve tedavi süreçlerini etkileyebildiğine dikkat çekiyor.
Çetin, “Kadınlarla ilgili tıbbi araştırmalar son yıllarda artsa da modern tıpta erkekler hâlâ ön planda. Birçok kalp ve damar hastalığının tanı ve tedavisine ilişkin bilgilerimiz, ağırlıklı olarak erkek hastalarda yürütülen çalışmalara dayanıyor” diyor.
1. Risk yalnızca tansiyon ve kolesterol değil
Yüksek tansiyon, kolesterol, diyabet, sigara kullanımı, hareketsiz yaşam ve aile öyküsü kadınlarda da önemli risk faktörleri arasında.
Ancak gebelik sırasında yaşanan preeklampsi ve gestasyonel diyabet gibi komplikasyonlar ilerleyen yıllardaki kalp ve damar hastalığı riski açısından önem taşıyor.
Polikistik over sendromu, lupus ve romatoid artrit gibi bazı hastalıkların da kardiyovasküler risk değerlendirmesinde dikkate alınması gerekiyor.
2. Menopoz kritik bir dönem
Menopozla birlikte kadınların kardiyovasküler risk profili değişebiliyor. Bu dönemde tansiyon, kolesterol ve metabolik risk faktörlerinde olumsuz değişiklikler görülebiliyor.
Bu nedenle özellikle 40’lı ve 50’li yaşlarda ortaya çıkan yeni kardiyovasküler risklerin yalnızca yaşın ilerlemesine bağlanmaması önem taşıyor.

3. Kalp krizi belirtileri farklı olabilir
Göğüste şiddetli baskı veya ağrı kalp krizinin klasik belirtileri arasında bulunuyor. Ancak kadınlarda göğüs ağrısının yanı sıra nefes darlığı, bulantı, soğuk terleme ve alışılmadık ya da yoğun yorgunluk görülebiliyor.
Bu belirtilerin stres, yorgunluk veya mide rahatsızlığı olarak değerlendirilmesi kalp kaynaklı bir sorunun fark edilmesini geciktirebiliyor.
4. Farklı mekanizmalar devreye girebilir
Kadınlarda kalp krizinin arkasında küçük damar hastalığı, koroner damar spazmı ve spontan koroner arter diseksiyonu (SCAD) gibi farklı mekanizmalar bulunabiliyor.
Özellikle genç ve orta yaşlı kadınlarda değerlendirme yapılırken bu mekanizmaların da göz önünde bulundurulması gerekiyor.
Kadınlarda dikkat çeken bir başka durum ise “kırık kalp sendromu” olarak bilinen Takotsubo kardiyomiyopatisi. Yoğun fiziksel veya duygusal stres sonrasında ortaya çıkabilen tablo özellikle menopoz sonrası kadınlarda görülebiliyor.
5. “Damarlar temiz” sonucu her zaman yeterli değil
Küçük damar hastalığı ve damar spazmı gibi bazı sorunlar klasik koroner anjiyografide her zaman açık biçimde görüntülenemeyebiliyor.
Bu nedenle şikâyetleri devam eden kadınlarda yalnızca büyük damarların değerlendirilmesi yeterli olmayabiliyor. Prof. Dr. Çetin, hastanın durumuna göre daha ileri ve özellikli testlere ihtiyaç duyulabileceğine dikkat çekiyor.
