Yoğun çalışma temposu ve değişen yaşam alışkanlıkları akşam yemeklerinin giderek daha geç saatlere kaymasına neden olabiliyor. Ancak geç saatlerde ve özellikle uykuya yakın tüketilen ağır öğünler; mide dolgunluğu, şişkinlik ve reflü yakınmalarını artırabildiği gibi uyku konforunu da etkileyebiliyor.
Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzm. Dyt. Gamze Akbaş İşbilir, akşam yemeği saatinin kişinin günlük yaşam ve uyku düzeniyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Akşam yemeği için tek bir doğru saat yok
Herkes için geçerli sabit bir akşam yemeği saatinden söz etmek mümkün değil. Çalışma düzeni, uyku saati, sağlık durumu ve günlük beslenme alışkanlıkları bu zamanı değiştirebiliyor.
İşbilir, ana öğün ile uyku arasında birkaç saat bırakılmasının, özellikle yağlı ve ağır yemeklerin yatmaya yakın tüketilmemesinin daha uygun olabileceğini belirtiyor.

Geç ve ağır yemek reflüyü tetikleyebilir
Yemekten kısa süre sonra yatmak, özellikle büyük porsiyonlar ve yağ oranı yüksek yiyecekler tüketildiğinde mide dolgunluğu, şişkinlik ve yanma gibi yakınmaları artırabiliyor. Yatış pozisyonu mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasını kolaylaştırabildiğinden reflü sorunu yaşayanların öğün zamanlamasına daha fazla dikkat etmesi gerekiyor.
Gece geç saatlerde düzenli yemek yemek aynı zamanda vücudun yaklaşık 24 saatlik biyolojik düzenini ifade eden sirkadiyen ritimle beslenme düzeni arasındaki uyumu da etkileyebiliyor.

Geç yemek gerekiyorsa porsiyonu küçültün
Vardiyalı çalışma veya uzun mesailer nedeniyle erken yemek mümkün olmayabilir. Böyle durumlarda büyük porsiyonlar yerine daha ölçülü öğünlerin tercih edilmesi; çok yağlı, ağır ve aşırı şekerli yiyeceklerin sınırlandırılması öneriliyor.
Yemeğin ardından hemen yatmamak ve sağlık durumu uygunsa hafif hareket etmek de sindirim konforuna yardımcı olabilir. Akşam saatlerinde yoğun kahve ve çay tüketimi ise kafeinin uyarıcı etkisi nedeniyle uykuya geçişi zorlaştırabilir.
İşbilir, herkes için “belirli bir saatten sonra yemek yenmemeli” şeklinde katı bir kural koymanın doğru olmadığına dikkat çekerek, öğün saatlerinin kişinin uyku düzeni, sağlık durumu ve günlük enerji ihtiyacına göre planlanması gerektiğini vurguluyor.
