Bir araştırma, Alzheimer klinik denemelerinde kan biomarker düzeylerinin ırksal ve etnik gruplar arasında farklılıklar gösterdiğini ortaya koydu.
Çalışmanın Detayları
Uluslararası bir çalışma, Alzheimer hastalığına yönelik klinik denemelerde kullanılmak üzere kan biomarkerlerinin kullanımını destekleyen yeni veriler sağladı. 15,612 bilişsel olarak sağlıklı yetişkin üzerinde yapılan araştırma, kan biomarker seviyelerinin ırksal gruplar arasında farklılık gösterdiğini ancak bu seviyeler ile beyin amyloid düzeyleri arasındaki ilişkinin genel olarak benzer olduğunu ortaya koydu.
Çalışma, kısmen Ulusal Sağlık Enstitüleri tarafından finanse edilmiştir ve JAMA Neurology dergisinde yayımlanmıştır. Araştırma, Asyalı ve Siyah katılımcıların biomarker seviyelerinin Beyaz katılımcılara göre genel olarak daha düşük olduğunu göstermektedir.
Alzheimer İle İlişkisi
Alzheimer hastalığının erken semptomları olan bireylerde lecanemab gibi tedaviler, beyin amyloid birikimini hedef alarak bilişsel gerilemeyi yavaşlatabilmektedir. Şu anda klinik denemelerde, semptomlar başlamadan önce almak şartıyla, bu ilaçların bilişsel gerilemeyi geciktirip geciktiremeyeceği test edilmektedir.
Araştırmacılar, %p-tau217 adı verilen Alzheimer ile ilişkili bir modifikasyona sahip protein parçasının oranını ölçen bir kan testi kullanarak bu denemelere katılacak bireyleri belirlemektedir. Bu kan testi, bireylerin yüksek beyin amyloid seviyelerine sahip olma olasılığını değerlendirmektedir.
Irksal Farklılıklar ve Genetik Risk
Çalışma, katılımcıların %p-tau217 düzeylerinin ırksal ve etnik gruplar arasında farklılık gösterdiğini ancak bu markörün Alzheimer ile ilişkili ölçümlerle benzer ilişkiler sergilediğini ortaya koymuştur. Çalışma ayrıca, APOE ε4 varyantının, Alzheimer için önemli bir genetik risk faktörü olmasına rağmen, bu varyanta sahip bireylerin %p-tau217 düzeylerinin, bu varyanta sahip olmayan bireylere göre daha yüksek olduğunu göstermiştir.
Doris P. Molina-Henry, çalışmanın yazarı, “Bu bulgular, APOE ε4 ile Alzheimer ile ilişkili kan biomarkerleri arasındaki ilişkiyi pekiştirirken, bu ilişkinin farklı popülasyonlar arasında değişiklik gösterebileceğini de ortaya koymaktadır” demiştir.
Demans Riski Üzerine Sorular
Çalışma, demans riskine dair daha geniş soruları gündeme getirmektedir. Asyalı, Siyah ve Hispanik katılımcıların Alzheimer ile ilişkili kan biomarker seviyelerinin daha düşük olmasına rağmen, bu grupların demans geliştirme riskinin tarihsel olarak daha yüksek olduğunu bildiren önceki araştırmalar mevcuttur.
Molina-Henry, “Bu bulgular, demans riskinin karmaşık olduğunu ve Alzheimer ile ilişkili testler veya PET taramaları ile ölçülen değişimlerin ötesinde birden fazla faktörün etkili olabileceğini hatırlatmaktadır” demiştir.
Araştırmanın Geleceği
Alzheimer Plasma Extension Study (APEX), AHEAD 3-45 taramasından geçen ama amyloid uygunluk kriterlerini karşılamayan bireyleri takip etmektedir. Zamanla bu bireylerin kan testlerini ve bilişsel ölçümlerini toplayarak, araştırmacılar bu gruptaki bireylerin Alzheimer ile ilişkili biomarkerlerinin nasıl değiştiğini anlamaya çalışacaktır.
Molina-Henry, “Bu bireyleri zamanla takip etmek, Alzheimer ile ilişkili biomarkerlerin nasıl değiştiğini ve bu değişimlerin beyin amyloid ve biliş ile nasıl ilişkili olduğunu anlamamıza yardımcı olacaktır” şeklinde belirtmiştir.
