Üreme çağındaki kadınlarda sık görülen ve uzun yıllardır Polikistik Over Sendromu adıyla bilinen hastalık artık Poliendokrin Metabolik Over Sendromu (PMOS) olarak adlandırılıyor.
Mayıs 2026’da duyurulan isim değişikliğinin temelinde, sendromun yalnızca yumurtalıklardaki görünümle açıklanamaması ve metabolik, hormonal, üreme sağlığı ile ruh sağlığını da etkileyebilen çok yönlü bir tablo oluşturması bulunuyor.
Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Zeynep Yılmaz, yumurtalıklarda görülen yapıların da gerçek kistler olmadığını belirterek yeni ismin hastalığın kapsamını daha doğru yansıttığını ifade ediyor.

35 günü aşan adet aralıklarına dikkat
PMOS’un en sık görülen belirtilerinden biri yumurtlama bozukluğuna bağlı adet düzensizliği.
Adetlerin 35 günden uzun aralıklarla gerçekleşmesi, yılda sekizden az adet görülmesi, adetlerin tamamen kesilmesi ya da öngörülemeyen kanamalar belirtiler arasında yer alabiliyor.
Androjen düzeylerinin yüksekliğine bağlı aşırı tüylenme, dirençli akne, ciltte yağlanma ve saçlarda incelme de görülebiliyor. Karın çevresinde kilo artışı, kilo vermede güçlük, sık acıkma ve tatlı isteği ise metabolik belirtiler arasında bulunuyor.
Belirtilerin kişiden kişiye değişebildiğini belirten Yılmaz, benzer yakınmaları olan kişilerin tanı için sağlık kuruluşuna başvurması gerektiğinin altını çiziyor.
Yanlış 1: PMOS’lu her kadının yumurtalıklarında kist vardır
PMOS’taki eski “polikistik” ifadesi bu konuda önemli bir yanlış anlaşılmaya yol açıyordu.
Yumurtalıklarda görülebilen yapılar gerçek kistler değil, gelişimini tamamlamamış foliküllerdir. Üstelik bu görünüm her hastada bulunmaz. Dolayısıyla ultrasonda bu yapıların görülmemesi PMOS olmadığı anlamına gelmez.
Yanlış 2: PMOS yalnızca kilolu kadınlarda görülür
Kilo artışı sık rastlanan belirtilerden biri olsa da PMOS yalnızca fazla kilolu kişilerde ortaya çıkmaz.
Normal kilolu veya zayıf kadınlarda da sendrom ve buna eşlik eden insülin direnci gibi metabolik sorunlar görülebilir.

Yanlış 3: PMOS tamamen iyileştirilebilir
PMOS kronik bir sağlık sorunudur.
Belirtiler uygun tedavi ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle kontrol altına alınabilir, uzun vadeli sağlık riskleri azaltılabilir. Ancak belirli diyet veya takviyelerle hastalığın tamamen ortadan kaldırılabileceğine ilişkin iddialara temkinli yaklaşılması gerekiyor.
Yanlış 4: PMOS’lu kadınlar çocuk sahibi olamaz
PMOS yumurtlama düzensizliği nedeniyle gebe kalmayı zorlaştırabilir ancak çocuk sahibi olmanın önünde kesin bir engel değildir.
Birçok kadın doğal yollarla ya da yaşam tarzı değişiklikleri ve gerekli olduğunda yumurtlamayı destekleyen tedavilerle gebe kalabilir.
Yanlış 5: Tek tedavi doğum kontrol hapıdır
Doğum kontrol hapları adet düzensizliği veya aşırı tüylenme gibi bazı belirtilerin kontrol edilmesinde kullanılabiliyor.
Ancak PMOS yalnızca üreme sistemiyle ilişkili olmadığı için tedavinin kişinin metabolik durumu, insülin direnci ve diğer sağlık riskleri göz önünde bulundurularak bireyselleştirilmesi gerekiyor.
Yanlış 6: PMOS yalnızca üreme sağlığını etkiler
Yeni ismin değiştirilmesinin en önemli nedenlerinden biri de bu yanlış algı.
PMOS; hormon dengesinin yanı sıra metabolik sağlıkla da ilişkili. Tip 2 diyabet, kalp-damar hastalıkları, karaciğer yağlanması ve bazı ruh sağlığı sorunlarıyla ilişkili risklerin değerlendirilmesi gerekebiliyor.

Yanlış 7: Kilo verirsem PMOS tamamen geçer
Fazla kilosu bulunan kişilerde vücut ağırlığının yüzde 5–10 oranında azalması adet düzeni, yumurtlama ve bazı metabolik belirtilerde iyileşmeye yardımcı olabiliyor.
Ancak kilo vermek PMOS’u tamamen ortadan kaldırmıyor. Sendromun gelişiminde genetik, hormonal ve metabolik birçok etken rol oynuyor.
Yanlış 8: Düzensiz adet kesin PMOS demektir
Adet düzensizliği PMOS’un önemli belirtilerinden biri olsa da tek başına tanı koymak için yeterli değil.
Tiroid hastalıkları, stres ve farklı hormonal sorunlar da adet döngüsünde değişikliklere neden olabiliyor. Bu nedenle tanı, gerekli değerlendirmelerin ardından diğer olası nedenler dışlanarak konuluyor.
Yaşam tarzı değişiklikleri neden önemli?
Yılmaz’a göre düşük glisemik indeksli, liften zengin ve dengeli beslenmenin düzenli egzersizle desteklenmesi insülin duyarlılığının artırılmasına ve kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olabiliyor.
Beslenme, egzersiz, uyku ve vücut ağırlığının yönetimi; yalnızca mevcut belirtiler açısından değil, PMOS ile ilişkili uzun vadeli metabolik risklerin azaltılması açısından da tedavinin önemli parçaları arasında yer alıyor.
Not: PMOS tanısı ve tedavisi kişiye göre değişir. Belirti yaşayan kişilerin değerlendirme ve tedavi için kadın hastalıkları ve doğum veya ilgili uzmanlık alanındaki bir hekime başvurması gerekir.
