1. Haberler
  2. SAĞLIK
  3. Cinsel sorunları “normal” kabul edip ertelemeyin

Cinsel sorunları “normal” kabul edip ertelemeyin

Cinsel isteksizlik, ilişki sırasında ağrı, orgazm güçlüğü ya da vajinismus gibi sorunlar yaşam kalitesini ve ilişkileri etkileyebiliyor. Op. Dr. Süheyla Ayşe Mutlu, tekrarlayan cinsel sorunlarda nedenin doğru belirlenmesi ve uzman desteğinin ertelenmemesi gerektiğini belirtiyor.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Cinsellik yalnızca fiziksel sağlıkla değil, kişinin duygusal iyilik hali, benlik algısı ve yaşam kalitesiyle de yakından ilişkili. Buna rağmen cinsel sorunlar hâlâ konuşulması güç konular arasında bulunuyor ve birçok kişi yaşadığı problemi uzun süre paylaşmadan sürdürebiliyor.

Memorial Şişli Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Süheyla Ayşe Mutlu, cinsel işlev bozukluklarının utanılması ya da bir “başarısızlık” olarak görülmesi gereken durumlar olmadığını vurguluyor.

Cinsel işlev bozukluğu nedir?

Cinsel işlev bozuklukları; cinsel istek, uyarılma, orgazm veya cinsel birleşme sırasında ortaya çıkan ve kişinin ya da çiftin yaşamında belirgin sıkıntıya yol açan sorunları kapsıyor.

Kadınlarda cinsel istekte azalma, uyarılma ve ıslanma sorunları, orgazm güçlüğü, cinsel ilişki sırasında ağrı ve vajinismus öne çıkıyor. Erkeklerde ise cinsel isteksizlik, sertleşme güçlüğü, erken veya gecikmiş boşalma ve orgazmla ilgili sorunlar görülebiliyor.

Ancak cinsel yaşamda herkes için geçerli tek bir sıklık ya da performans ölçütü bulunmuyor. Cinsel ilişki sıklığının az olması da tek başına bir sağlık sorunu anlamına gelmiyor. Burada belirleyici olan, yaşanan durumun kişiyi veya çifti rahatsız etmesi ve yaşam kalitesini ya da ilişkiyi olumsuz etkilemesi.

Cinsel sorunların nedenleri nelerdir?

Cinsel işlev bozukluklarının çoğu zaman tek bir nedeni bulunmuyor. Bedensel, psikolojik, ilişkisel ve sosyal faktörler bir arada etkili olabiliyor.

Hormonal değişiklikler, menopoz, gebelik ve doğum sonrası dönem, diyabet, kalp-damar ve nörolojik hastalıklar, kronik ağrı, bazı jinekolojik ve ürolojik hastalıklar ile geçirilen cerrahi girişimler cinsel işlevleri etkileyebiliyor.

Bazı antidepresanlar ve tansiyon ilaçları da cinsel istek, uyarılma, orgazm veya boşalma üzerinde yan etkilere yol açabiliyor.

Bunun yanında kaygı, depresyon, yoğun stres, beden algısıyla ilgili sorunlar, geçmişte yaşanan olumsuz deneyimler, cinsellikle ilgili yanlış inanışlar ve partnerler arasındaki iletişim sorunları da cinsel yaşamı etkileyebiliyor.

Cinsel isteksizlik normal mi?

Cinsel isteği değerlendirirken yalnızca hormonlara bakmak yeterli olmayabiliyor. Kişinin yaşam koşulları, partneriyle ilişkisi, psikolojik durumu, cinsellikle ilgili düşünceleri ve içinde bulunduğu sosyal çevre de etkili olabiliyor.

Cinsel isteğin dönem dönem değişmesi tek başına bir hastalık anlamına gelmiyor. Ancak isteksizliğin sürekli hale gelmesi, kişiyi rahatsız etmesi veya ilişkiyi olumsuz etkilemesi durumunda nedenlerinin değerlendirilmesi önem taşıyor.

Cinsellikle ilgili yanlış inanışlar yardım almayı geciktirebilir

“Erkek her zaman cinselliğe hazır olmalıdır”, “Cinsellik belirli bir yaştan sonra biter”, “Kadın cinselliği yalnızca eşini mutlu etmek içindir” veya “Cinsel sorunlar zamanla kendiliğinden geçer” gibi yaygın inanışlar, kişilerin yaşadıkları sorunları dile getirmesini ve profesyonel yardım almasını geciktirebiliyor.

Uzmanlar, cinsel sorunların saklanması gereken bir durum ya da kişisel başarısızlık olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Cinsel işlev bozuklukları nasıl tedavi edilir?

Cinsel işlev bozukluklarında tedavi, sorunun nedenine ve kişinin ihtiyaçlarına göre planlanıyor.

Değerlendirmede cinsel öykünün yanı sıra genel sağlık durumu, kullanılan ilaçlar, hormonal ve diğer tıbbi durumlar, psikolojik etkenler, ilişki dinamikleri ve kişinin cinsellikle ilgili düşünceleri birlikte ele alınabiliyor.

Gerekli durumlarda jinekolojik veya ürolojik muayene ve laboratuvar incelemeleri yapılabiliyor. Psikiyatri, psikoloji, üroloji ve diğer ilgili branşlarla iş birliğine de ihtiyaç duyulabiliyor.

Sorunun kaynağına göre tıbbi veya hormonal tedaviler, cinsel terapi, psikoterapi ve çift terapisi gibi farklı yöntemlerden yararlanılabiliyor.

Süheyla Ayşe Mutlu

Cinsel sorunlarda ne zaman uzmana başvurulmalı?

Cinsel istekte belirgin azalma, cinsel ilişki sırasında ağrı, birleşme güçlüğü, orgazm sorunu, sertleşme veya boşalmayla ilgili problemlerin tekrarlaması ve kişinin yaşamını ya da ilişkisini olumsuz etkilemesi durumunda uzman değerlendirmesi önem taşıyor.

Sorunun uzun süre konuşulmaması, kişinin özgüvenini ve beden algısını etkileyebildiği gibi çiftler arasında iletişim sorunlarına da yol açabiliyor.

Altta yatan nedenin doğru şekilde belirlenmesi ve kişiye uygun yaklaşımın planlanması, cinsel yaşamın yanı sıra genel yaşam kalitesinin iyileştirilmesine de katkı sağlayabiliyor.

Cinsel sorunları “normal” kabul edip ertelemeyin
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.