EPFL’deki araştırmalar, omuriliğin işlevsel manyetik rezonans görüntülemesi ile incelenmesinin yeni tedavi yöntemlerinin kapısını aralayabileceğini ortaya koyuyor.
Görüntüleme Teknolojisinin Rolü
EPFL laboratuvarları, işlevsel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) ile omuriliği incelemeye yönelik bir arayış içinde. Bu teknoloji, beyin aktivitesini kaydederken nöronların ateşlenmesini doğrudan göremez; bunun yerine, onları takip eden oksijen açısından zengin kan akışını kaydeder. Her iki veya üç saniyede bir görüntü alarak, aktivitenin nerede olduğunu ve nasıl değiştiğini gösterir.
Omuriliğin görüntülenmesi, felç tedavileri için umut vaat etmektedir. Araştırmacılar, omuriliğin sadece mesaj iletmekle kalmadığını, aynı zamanda bazı işleme görevlerini de üstlendiğini keşfetmişlerdir.
Omurilik ve Nörobilim
Nawal Kinany, EPFL’deki araştırmaları sırasında omuriliğin önemini fark etti. “Omurilik, beyin ile vücut arasında mesaj taşıyan bir boru değil, aynı zamanda kendi başına bir işlev görüyor” dedi. Bu keşif, nörobilimin omuriliğe yaklaşımını değiştirdi.
Dimitri Van De Ville, EPFL Tıp Görüntüleme Laboratuvarı’nın başındaki uzman, omuriliğin rolünün daha iyi anlaşıldığını ve görüntüleme ile verilerin işlenmesindeki ilerlemelerin bu süreci hızlandırdığını belirtiyor.
Yeni Tedavi Yöntemleri ve Klinik Uygulamalar
2022 yılında, .NeuroRestore ekibi, omuriliğe yerleştirilen bir uyarıcı ile tamamen felçli üç hastanın ayakta durup yürüyebildiğini bildirdi. Bu yöntem, Lausanne Üniversitesi Hastanesi’nde bir deneye taşınıyor. Ancak, şu an için spinal fMRI uygulamaları hala gelişim aşamasında.
Kinany ve Van De Ville, spinal fMRI ile ilgili 2022 tarihli çığır açıcı bir çalışmanın yazarlarıydı. Bu çalışma, omuriliğin hangi segmentlerinin hangi kaslara yanıt verdiğini göstererek, elektrotların yerleştirilmesi için kişiselleştirilmiş modeller geliştirilmesine olanak sağladı.
Gelecek Umutları
Van De Ville, omurilikteki değişiklikleri, belirtiler ortaya çıkmadan önce tespit etme ve tedavi etkilerini izleme gibi potansiyel kullanım alanlarına da dikkat çekiyor. Bu, hastaların tedavi olanaklarını daha etkili bir şekilde belirlemek için gerekli araçların geliştirilmesini gerektiriyor.
Galileo’nun 17. yüzyılda Ay’ı görüntülemesi gibi, omuriliğin görüntülenmesi de nörobilimdeki önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Araştırmacılar, kaybolan işlevlerin geri kazanılmasında bu çalışmalardan umutlular.
