St Andrews Üniversitesi araştırmacıları, sağlık hizmetlerinde kadın ve erkeklere uygulanan tedavileri karşılaştıran 38 uluslararası çalışmayı mercek altına aldı. Sonuçlar, özellikle kalp-damar hastalıkları, böbrek yetmezliği ve Parkinson gibi alanlarda belirgin farklılıklar bulunduğunu gösterdi.
Kalp hastalıklarında fark belirgin
Kalp krizi, kalp yetmezliği veya ritim bozukluğu bulunan kadınlara ilaç tedavisi uygulanma olasılığının daha yüksek olduğu; erkeklerin ise bypass, stent veya başka cerrahi girişimlere daha sık yönlendirildiği belirlendi.
Benzer farklılıklar başka hastalıklarda da görüldü. Parkinson hastası erkeklerin derin beyin stimülasyonuna, karaciğer yetmezliği bulunan erkeklerin ise nakle yönlendirilme olasılığı kadınlardan daha yüksekti. Diyaliz gereken kadınlarda kalıcı damar erişiminin daha az kullanıldığı da araştırmada saptanan farklılıklar arasında.
38 araştırmanın 33’ünde aynı yön
Araştırmacıların dikkat çektiği nokta, farkın tek bir hastalık veya sağlık sistemiyle sınırlı olmaması. İncelenen 38 çalışmanın 33’ünde kadınların aktif tedaviye daha az yönlendirildiği sonucuna ulaşıldı.
Buna karşılık her hastalıkta aynı tablo görülmedi. İnme ve diyabet tedavisinde kadınlarla erkekler arasında anlamlı bir farklılık saptanmazken, demans tedavisinde kadınların daha fazla tedavi aldığı görüldü.
Araştırmacılar, incelenen çalışmaların hiçbirinde kadınlarla erkeklere farklı tedavi uygulanmasını gerektiren klinik bir kılavuz bulunmadığını belirtiyor. Çalışmanın yazarları bu nedenle tedavi kararlarının cinsiyete ilişkin varsayımlar yerine klinik gereksinimlere dayanması gerektiğini vurguluyor.
