İş dünyasında çalışanların farklı yaşam dönemlerine yönelik politikalar genişlerken menopoz da kurumların gündemine giriyor. AIA New Zealand’ın güncellediği araç seti; perimenopoz, menopoz ve menopoz sonrası dönemde çalışanların iş hayatını sürdürebilmelerine yardımcı olacak pratik uygulamaları bir araya getiriyor.
Konunun önem kazanmasının arkasında çalışan nüfusun yaşlanması kadar deneyimli kadınların iş hayatında tutulması da var. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Haziran 2026’da yayımladığı değerlendirmede dünya genelinde 657 milyon çalışan kadının menopoz döneminde olduğunu belirterek konuyu verimlilik ve yetenek kaybı açısından da gündeme taşıdı.
Her beş kadından biri işi bırakmayı düşündü
Yeni Zelanda’da yapılan ve AIA’nın da referans verdiği araştırmaya göre kadınların yüzde 73’ü menopozun iş hayatlarını etkilediğini söylüyor. Her beş kadından biri bu nedenle işten ayrılmayı düşündüğünü belirtirken, yalnızca yüzde 22’si yaşadıkları konusunda yöneticileriyle konuşmuş.
Bilimsel çalışmalar da destekleyici çalışma ortamlarının önemine işaret ediyor. Esnek çalışma saatleri, yöneticilerin konu hakkında bilinçlendirilmesi ve çalışanların kendi çalışma ortamları üzerinde daha fazla kontrol sahibi olması, menopoz belirtilerinin iş yaşamındaki etkisini azaltabilecek uygulamalar arasında gösteriliyor.
Şirketlerin yaklaşımı değişiyor
İşverenler açısından yeni yaklaşım, menopozu özel hayata ait ve konuşulmaması gereken bir konu olarak görmek yerine çalışma koşullarının bir parçası olarak değerlendirmek.
AIA’nın yeni araç setinde de yöneticiler için rehberlik, çalışanların yararlanabileceği destek kaynakları ve işyerinde uygulanabilecek düzenlemeler öne çıkıyor. Amaç, özellikle kariyerlerinin deneyimli dönemindeki kadınların iş yaşamından uzaklaşmasını önlemek.
2026’da artan kurumsal girişimler, menopoz dostu çalışma ortamlarının önümüzdeki dönemde insan kaynakları politikalarının daha görünür başlıklarından biri olabileceğini gösteriyor.
Kaynaklar: AIA New Zealand, International Labour Organization (ILO), Maturitas
