Yeni sezon güzellik trendlerinde değişim yalnızca renk paletinde değil, makyaja yaklaşımda yaşanıyor. Uzun süre sosyal medyanın da etkisiyle öne çıkan kusursuz ten, keskin kontur ve belirgin çizgiler geri çekilirken daha doğal ve kişisel görünümler güç kazanıyor.
30 yılı aşkın süredir makyaj alanında çalışan Hamiyet Akpınar, 2026-27 Sonbahar/Kış sezonunun güzellik kodlarını MAG’ın Eylül sayısında değerlendirdi.
Cilt artık saklanmıyor
Sezonun en belirgin değişimi ten makyajında görülüyor.
Yoğun fondöten ve tamamen kapatılmış bir cilt yerine ince yapılı fondötenler, renkli nemlendiriciler ve bakım özellikleri taşıyan ürünler öne çıkıyor. Amaç cilt dokusunu ortadan kaldırmak değil; doğal görünümü koruyarak teni eşitlemek.
Çillerin ve cildin kendi dokusunun görünmesine izin veriliyor.
Akpınar bu yaklaşımı, “İyi yapılmış bir ten makyajında fondöteni değil, güzel bir cildi görmeliyiz” sözleriyle anlatıyor.
Sert konturlar geri çekiliyor
Bir dönem makyajın vazgeçilmezlerinden olan keskin yüz konturları da yumuşuyor.
Krem ürünler, stick konturlar ve transparan bronzer’lar yüzü belirgin biçimde yeniden şekillendirmek yerine doğal hatları hafifçe ortaya çıkarmak için kullanılıyor.
Benzer değişim kaşlarda da görülüyor. Fazla çizilmiş ve geometrik kaşların yerine kişinin doğal kaş formunu koruyan uygulamalar tercih ediliyor.
Mavi far geri döndü, ama değişerek
Doğallık sezonun tek eğilimi değil. Renk de yeniden makyaja giriyor.
Kirli maviler, petrol tonları, mürdüm, haki, bronz ve metalik yeşiller sonbahar-kış paletinde öne çıkan renkler arasında.
Özellikle mavi far yeniden gündemde. Ancak 1980’lerin parlak ve yoğun mavileri yerine gri ve siyahla kırılmış daha koyu ve sofistike tonlar kullanılıyor.
Kahve ve nude renkler ise sezonun temel paletindeki yerini koruyor.

Keskin eyeliner yerine dağıtılmış gözler
Göz makyajında da kusursuz çizgilerden uzaklaşma eğilimi var.
Keskin eyeliner yerine göz kaleminin hafifçe dağıtıldığı, renklerin birbirine daha yumuşak geçtiği uygulamalar öne çıkıyor.
Dudaklarda ise belirgin kalem çizgileri yerine flu kenarlar ve daha yumuşak geçişler tercih ediliyor.
Böylece makyajın yeni estetiği, “yeni yapılmış” görünmekten çok kişinin yüzüyle bütünleşmiş bir etki yaratmaya yöneliyor.
Yeni trend: “Yaşanmış makyaj”
Akpınar’ın sezon için kullandığı ifadelerden biri “yaşanmış makyaj.”
Bu görünümde makyajın gün boyunca hiç değişmeden kalmış olması amaçlanmıyor. Hafifçe dağılmış göz kalemi, tenle bütünleşen ürünler ve keskinliğini kaybeden dudaklar görünümün parçası haline geliyor.
Akpınar bunu, “Sanki makyajınızı sabah yaptınız, hayatınızı yaşadınız ve birkaç saat sonra hâlâ çok güzel görünüyorsunuz” sözleriyle tarif ediyor.
Daha çok ürün değil, daha doğru kullanım
Yeni sezonun bir başka yaklaşımı da makyaj çantasındaki ürün sayısını artırmak yerine mevcut ürünleri farklı biçimlerde kullanmak.
Bronzer’ın göz kapağında değerlendirilmesi, krem ürünlerin yüzün farklı bölgelerinde kullanılması veya fondötenin bütün yüze değil yalnızca ihtiyaç duyulan noktalara uygulanması bu yaklaşımın örnekleri arasında.
Akpınar’ın sezon için önerisi oldukça basit: “Bir şey seçin, onu iyi yapın, gerisini rahat bırakın.”
Kırmızı ruj, siyah göz kalemi veya maskara ortadan kalkmıyor. Değişen, bu klasiklerin daha rahat ve kişisel biçimde kullanılma şekli.
Kaynak: Hamiyet Akpınar / MAG, Eylül 2026.
