1. Haberler
  2. SAĞLIK
  3. Anahtarı nereye koyduğunuzu sık sık unutuyor musunuz? Nedeni hafızanız olmayabilir

Anahtarı nereye koyduğunuzu sık sık unutuyor musunuz? Nedeni hafızanız olmayabilir

Anahtarın yerini unutmak, yeni tanıştığınız birinin adını hatırlayamamak ya da bir odaya girince oraya neden geldiğinizi bir anda çıkaramamak her zaman hafıza sorunu anlamına gelmiyor. Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt’a göre sorun çoğu zaman hafızadan çok dikkatin sürekli bölünmesiyle ilgili. Üstelik unutmak, beynin gereksiz bilgileri ayıklamasını sağlayan doğal mekanizmalardan biri.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Gün içinde sayısız uyaranla karşılaşan beyin bunların tamamını aynı ayrıntıyla saklamıyor. Önemli görülen bilgiler güçlendirilirken ihtiyaç duyulmayan ayrıntılar zaman içinde elenebiliyor.

Prof. Dr. Murat Kurt’a göre unutmak bu nedenle her zaman hafızanın kötü çalıştığını göstermiyor. Aksine beynin yeni bilgileri öğrenebilmesi ve önemli olanı seçebilmesi için unutmaya da ihtiyacı var.

Beyin bir depo değil, bir editör

Telefon bildirimleri, sosyal medya, yoğun bilgi akışı, stres, düzensiz uyku ve aynı anda birden fazla işle ilgilenmek hafızayı zorlayabiliyor.

Dijital ortamda hızla tüketilen içerikler çoğu zaman yüzeysel bir dikkatle işleniyor. Bu durum hafızayı güçlendirmek yerine bilişsel yükü artırarak gerçekten önemli bilgilerin işlenmesini zorlaştırabiliyor.

Prof. Dr. Kurt, “Beyin bir depo değil, bir editördür” diyerek hafızanın dikkat, duygu, anlam ve tekrar gibi faktörlere bağlı olarak sürekli yeniden düzenlendiğini belirtiyor.

Odaya girince neden ne yapacağımızı unutuyoruz?

Hemen herkesin yaşadığı bu durumun psikolojide bir adı var: “Kapı eşiği etkisi.”

Bir ortamdan başka bir ortama geçtiğimizde beyin bulunduğu bağlamı güncelliyor. Yeni bir odaya geçildiğinde çalışma belleğinde tutulan bilgi kısa süreliğine dikkatin odağından çıkabiliyor. Bu nedenle birkaç saniye önce yapmayı düşündüğümüz şeyi bir anda unutabiliyoruz.

Yoğun çalışma, telefon bildirimleri ve sürekli farklı işler arasında geçiş yapmak da bu tür unutkanlıkları artırabiliyor.

Prof. Dr. Kurt, “Sorun çoğu zaman hafızada değil, dikkattedir” diyerek birkaç saniye durup yeniden odaklanıldığında veya hatırlatıcı bir ipucuyla karşılaşıldığında bilginin yeniden akla gelebildiğini belirtiyor.

Acıbadem Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Kurt, günlük hayatta yaşanan her unutkanlığın hafıza problemi anlamına gelmediğine dikkat çekiyor.

Ne zaman endişelenmek gerekiyor?

Zaman zaman isim unutmak, anahtarın yerini karıştırmak veya bir randevuyu hatırlamakta gecikmek tek başına ciddi bir sağlık sorununa işaret etmeyebilir.

Ancak unutkanlığın günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi, aynı soruların sık sık sorulması, tanıdık ortamlarda yön bulmakta zorlanılması veya para yönetimi gibi günlük işleri yapmakta güçlük yaşanması durumunda tıbbi değerlendirme önem taşıyor.

Prof. Dr. Kurt, unutkanlığın zaman içinde giderek kötüleşmesi veya günlük yaşamı aksatmaya başlaması halinde bir uzmana başvurulması gerektiğini vurguluyor.

Hafızayı korumak için ne yapmalı?

Hafızayı güçlendiren tek bir mucize yöntem bulunmuyor. Prof. Dr. Kurt; kaliteli uyku, haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta fiziksel aktivite, yeni beceriler öğrenmek ve zihinsel olarak aktif kalmanın önemine dikkat çekiyor.

Güçlü sosyal ilişkiler, dengeli beslenme, stres yönetimi ve odaklanmayı gerektiren işlerde dikkati sürekli bölen alışkanlıklardan uzaklaşmak da beyin sağlığını destekleyen temel adımlar arasında yer alıyor.

Anahtarı nereye koyduğunuzu sık sık unutuyor musunuz? Nedeni hafızanız olmayabilir
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.