Çocuklukta yapılan sporun etkisi sahada kalmıyor. e.l.f. Beauty ile kadın sporları alanında çalışan Parity’nin hazırladığı “Girls Who Play Change the Game” araştırması, genç yaşlarda spor yapan kadınların iş hayatındaki liderlik, kariyer hedefleri ve ücret pazarlığı davranışlarında dikkat çekici farklılıklar bulunduğunu gösteriyor.
Araştırma ABD, Kanada, Almanya ve Birleşik Krallık’ta gerçekleştirildi. Çalışma kapsamında son beş yıl içinde tam zamanlı çalışmış 18-65 yaş arasındaki 9 bin 56 kadın, 328 profesyonel kadın sporcu ve 114 yönetim kurulu üyesiyle anket yapıldı. Araştırmaya ayrıca 21 derinlemesine görüşme eklendi.
Liderlik olasılığı yüzde 50’ye yakın artıyor
Araştırmada lise eğitimini tamamlamadan önce en az üç yıl spor yapmış kadınlar “Everyday Athlete” olarak tanımlandı.
Bu gruptaki kadınların, daha az spor yapan veya hiç spor yapmayan kadınlara kıyasla iş hayatında liderlik rolünde bulunma olasılığının yaklaşık yüzde 50 daha yüksek olduğu belirlendi.
Fark yalnızca mevcut görevlerde görülmüyor. Spor geçmişi bulunan kadınların ileride üst düzey liderlik pozisyonlarına ulaşmayı hedefleme olasılığı da diğer gruba göre yüzde 37 daha yüksek.
Maaş pazarlığında da fark var
Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri ücret görüşmelerinde ortaya çıktı.
Gençlik yıllarında düzenli spor yapan kadınların kariyerlerinde maaş pazarlığı yapmış olma olasılığı yaklaşık yüzde 25 daha yüksek çıktı.
Terfi deneyimi yaşayan spor geçmişine sahip kadınların yaklaşık yüzde 90’ı, spor sırasında öğrendiği en az bir becerinin iş hayatında yükselmesine yardımcı olduğunu belirtti.
Takım çalışması ve dayanıklılık kariyere taşınıyor
Araştırmaya göre spordan iş hayatına taşınan beceriler arasında takım çalışması, iletişim, disiplin, dayanıklılık, rekabetle başa çıkabilme ve başarısızlıktan sonra yeniden deneme öne çıkıyor.
En az beş yıldır çalışma hayatında bulunan ve gençliğinde spor yapmış kadınların yüzde 69’u, spor sayesinde edindikleri derslerin günümüz iş dünyasında geçmişe göre daha önemli hale geldiğini düşünüyor.
Liderlik görevine ulaşmış kadınların yüzde 80’i de sporun yetişme süreçlerinin önemli bir parçası olduğunu söylüyor.
Profesyonel sporcu olmak gerekmiyor
Çalışmanın önemli noktalarından biri, sonuçların yalnızca profesyonel sporcuları kapsamaması.
Araştırmacılar, çocukluk veya gençlik döneminde birkaç yıl düzenli biçimde spor yapmış ve daha sonra farklı mesleklere yönelmiş kadınları ayrıca inceledi.
Parity CEO’su Leela Srinivasan da araştırmanın profesyonel sporcu olmakla ilgili olmadığını, spor faaliyetlerine katılımın kendisinin ilerleyen yıllarda kullanılabilecek beceriler geliştirmeyle ilişkili olduğunu vurguluyor.
Genç kuşak sporda daha uzun kalıyor
Araştırmada kuşaklar arasında da farklılık görüldü.
Spora başlayan Z kuşağı kadınlarının yüzde 70’i lise sonuna kadar spor yapmayı sürdürürken, Baby Boomer kuşağında bu oran yüzde 62 olarak ölçüldü. Bununla birlikte araştırmada ele alınan dört ülkede kız çocuklarının spora katılım oranlarının hâlâ erkek çocuklarından düşük olduğuna dikkat çekiliyor.
Araştırma nedensellik kanıtlamıyor
Sonuçları değerlendirirken önemli bir ayrıntı var. Araştırma e.l.f. Beauty ve Parity tarafından gerçekleştirildi ve iki grup arasındaki farklılıkları karşılaştırıyor.
Araştırmacılar da metodoloji bölümünde bulguların korelasyon gösterdiğini, spor yapmanın daha sonra lider olmanın doğrudan nedeni olduğunu kanıtlamadığını özellikle belirtiyor. Başka bir ifadeyle aile yapısı, eğitim, gelir düzeyi ve başka etkenlerin de hem spora katılımı hem kariyer sonuçlarını etkileyebilmesi mümkün.
Buna rağmen 9 bin 500’ü aşkın katılımcıyı kapsayan çalışma; spor, özgüven, liderlik isteği ve iş yaşamında kazanılan beceriler arasındaki ilişkinin geniş bir örneklemde görülmesi açısından dikkat çekiyor.
Kaynak: e.l.f. Beauty & Parity, Girls Who Play Change the Game, 31 Ağustos 2026. Araştırmanın tam raporu Parity’nin araştırma arşivinde de yayımlandı.
