Amerikan kadın hareketinin en tanınmış isimlerinden Gloria Steinem, 2 Eylül’de New York’taki evinde hayatını kaybetti.
Steinem’ın vakfı tarafından yapılan açıklamada 92 yaşındaki gazeteci ve aktivistin evinde, yakınlarının yanında yaşamını yitirdiği bildirildi. Ölüm nedeni açıklanmadı.
Gazetecilikten kadın hareketinin merkezine
1934’te Ohio’da doğan Steinem’ın kamuoyunda tanınması önce gazetecilik çalışmalarıyla başladı.
1963’te New York’taki Playboy Club’da çalışan kadınların koşullarını araştırmak için burada gizlice çalıştı ve deneyimlerini kaleme aldı. Ancak hayatındaki önemli kırılmalardan biri 1969’da kadınların kürtaj deneyimlerini anlattığı bir toplantıya katılması oldu. Steinem daha sonra kendi yaşadığı kürtaj deneyimini de kamuoyuyla paylaştı.
1970’lere gelindiğinde ise artık ABD’deki ikinci dalga kadın hareketinin en görünür isimlerinden biriydi.
Bir dergiden daha fazlası: Ms.
Steinem’ın en kalıcı miraslarından biri 1972’de kuruluşunda yer aldığı Ms. dergisi oldu.
Kadınların yalnızca moda, yemek ve aile üzerinden ele alındığı dönemin yayıncılık anlayışına karşı çıkan dergi; çalışma hayatından siyasete, şiddetten üreme haklarına kadar kadınların yaşamını doğrudan ilgilendiren meseleleri merkezine aldı.
Steinem, derginin 50. yılı için kaleme aldığı yazıda, Ms. yayın hayatına başladığında kadınların ilgi alanlarının genişliğini yansıtan yayınların çoğalacağını düşündüğünü, ancak bunun beklediği ölçüde gerçekleşmediğini anlatmıştı.

Mücadelesi yalnızca kadın haklarıyla sınırlı kalmadı
Steinem’ın aktivizmi yıllar içinde geniş bir alana yayıldı.
Kadına yönelik şiddet, eşit ücret, siyasi temsil ve üreme haklarının yanı sıra sivil haklar, ırk ayrımcılığı ve farklı toplumsal eşitlik mücadelelerinde de aktif rol aldı. 2005’te Jane Fonda ve Robin Morgan ile birlikte medyada kadınların temsilini güçlendirmeyi amaçlayan Women’s Media Center’ın kuruluşuna katıldı.
Yaşı ilerledikten sonra da kamusal hayattan çekilmedi. 80’li yaşlarında dünyanın farklı bölgelerine seyahat etmeyi ve kadın hakları üzerine konuşmayı sürdürdü.

Bir kuşağın ötesine geçen etki
Steinem’ın etkisi yalnızca kendi kuşağıyla sınırlı kalmadı.
2013’te dönemin ABD Başkanı Barack Obama tarafından ülkenin en yüksek sivil nişanı olan Başkanlık Özgürlük Madalyası’na layık görüldü. Hayatı 2020 yapımı The Glorias filmine de konu oldu.
91 yaşındayken bile Liberyalı Nobel Barış Ödülü sahibi Leymah Gbowee ile gençleri toplumsal değişim konusunda cesaretlendirmeyi amaçlayan bir çocuk kitabı üzerinde çalıştı.
Steinem’ın ölümünün ardından yayımlanan açıklamalarda en fazla vurgulanan yönlerinden biri, kadın hareketini tek bir lider etrafında değil kuşaklar boyunca devam eden ortak bir mücadele olarak görmesiydi.
Ms. dergisinin ardından bıraktığı miras da bu yaklaşımı sürdürüyor: Steinem’ın kuruluşuna öncülük ettiği yayın, yarım yüzyılı aşkın süre sonra hâlâ yayın hayatına devam ediyor.
Kaynak: Feminist Majority Foundation / Ms. Magazine / Gloria’s Foundation
